Eskişehir’de bir gün: iki helvacı, bir çibörek, bir otomobil

Eskişehir’i çoğu kişi öğrenci şehri diye bilir. Porsuk’ta gondol, akşamüstü kalabalık bir cadde, ucuz bir kahve. Hepsi doğru. Ama şehrin asıl tadı biraz daha aşağıda, tabelaların altında duruyor.

Bu bir günlük rota o tabelaları takip ediyor: 1923’ten beri helva çeken bir dükkân, çiğ değil çibörek diye ısrar eden bir mutfak, ve Türkiye’nin ilk yerli otomobilinin burada yapıldığını hatırlatan bir vitrin. Hepsi yürüme mesafesinde değil, ama hepsi bir güne sığıyor.


09:30 · Odunpazarı — sabah erken

Güne Odunpazarı’nda başla. Cumbalı ahşap evler, renkli cepheler, eğimli arnavut kaldırımları. Burası şehrin en eski yerleşim çekirdeği ve bugün büyük ölçüde restore edilmiş durumda; evlerin bir kısmı müze, bir kısmı atölye, bir kısmı hâlâ ev.

Sabah dokuz ile on bir arası git. Öğleden sonra sokaklar doluyor ve o zaman yamaçtan aşağı bakınca gördüğün şey kiremit değil, kalabalık oluyor.

11:00 · Helvacılar sokağı

Eskişehir'de met helvacıları: tabelalar 1923'ten beri aynı işi anlatıyor.
Eskişehir’de met helvacıları: tabelalar 1923’ten beri aynı işi anlatıyor.

Eskişehir’in kendine ait tatlısı met helvası. Un, tereyağı, şeker, limon ve sudan yapılıyor; şeker karamel kıvamına gelene kadar kaynatılıyor, kavrulmuş un ve eriyen tereyağı azar azar katılıyor, sonra hamur defalarca çekiliyor. Ortaya parmak kalınlığında, pişmaniyeye benzeyen ama ondan daha yoğun bir şey çıkıyor. Kakaolusu ve sadesi var.

Adının nereden geldiği konusunda anlatılan hikâye şöyle: met, çubuk ve kemikle oynanan eski bir oyunmuş; oyunu kaybeden uzun kış gecelerinde helva çekermiş. Bunu bir rivayet olarak aktarmak daha doğru — ama dükkânların yaşı rivayet değil, tabelalarda yazıyor.

Tanınmış Helvacı — kuruluşu 1875 olarak yazılı.
Tanınmış Helvacı — kuruluşu 1875 olarak yazılı.

İki dükkân birbirine çok yakın: birinin tabelasında 1923, diğerinde 1875 yazıyor. İkisinden de az miktarda al ve karşılaştır — aynı tatlının iki ayrı yorumu, ve fark gerçekten var.

13:00 · Çiğ değil, çibörek

Eskişehir'de bir çibörekçide Kırım Tatar kıyafetleri ve çibörek destanı.
Eskişehir’de bir çibörekçide Kırım Tatar kıyafetleri ve çibörek destanı.

Eskişehir ve çevresindeki köylerde güçlü bir Kırım Tatar varlığı var; çibörek de oradan geliyor. Yufkanın arasına çiğ kıyma konur, kenarı kapatılır, kızgın yağda pişirilir. Dışı kabarır, içi kendi suyunu tutar.

Adı üzerine yerinde ısrarlı bir hassasiyet var: çiğ börek değil, çibörek. Fotoğraftaki dükkânın astığı afiş bunu bir destanla anlatıyor — “çiğ” kelimesinin yanlış anlaşılmadan doğduğunu, doğru söyleyişin Kıpçak lehçesinden geldiğini söylüyor. Sipariş verirken bunu bilerek söylemek, masada kurulan ilk sohbet oluyor.

Yanında ayran. Bir porsiyon genelde iki tane; üç isteyeceksin.

15:30 · Sazova

Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı'ndaki Masal Şatosu.
Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı’ndaki Masal Şatosu.

Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı şehrin batısında, geniş bir alan. İçinde bilim merkezi, denizaltı, korsan gemisi ve herkesin fotoğrafını çektiği Masal Şatosu var. Çocuklu geldiysen yarım günü burada geçirirsin.

Çocuksuz geldiysen de gel, ama beklentiyi doğru kur: burası tarihî bir yapı değil, bilerek masalsı kurgulanmış bir park. Gri bir günde yapının mavi külahları daha iyi çıkıyor; sırtını güneşe dönüp aşağıdan çek.

17:30 · Devrim

Devrim otomobili, Eskişehir'de kendi müzesinde sergileniyor.
Devrim otomobili, Eskişehir’de kendi müzesinde sergileniyor.

Günü burada bitir. Devrim, Türkiye’nin ilk yerli otomobili; 1961’de Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in talimatıyla Eskişehir Demiryolu Fabrikaları’nda (bugünkü TÜRASAŞ) yapıldı. Dört araç üretildi ve tamamı yaklaşık dört buçuk ayda tamamlandı.

29 Ekim 1961’de araçlar trenle Ankara’ya götürüldü. Gürsel’in denediği araç yolda benzinsiz kaldı ve durdu — hikâyenin hatırlanma biçimi bu oldu. O araç trenle Eskişehir’e geri döndü ve adı Devrim olarak kaldı. Dört araçtan bugüne yalnızca biri ulaştı; müzesi 2018’de ziyarete açıldı.

Camın önünde iki dakika dur. Anlatılan hep benzin hikâyesi oluyor; oysa asıl mesele şu: bir demiryolu fabrikası, eldeki imkânla, dört buçuk ayda bir otomobil çıkarmış. Aracın kendisinden çok bunu düşünerek çık.


Rehberde yazmaz

Met helvası tereyağlı bir tatlı; sıcakta yumuşuyor. Yazın alıyorsan günün son durağı yap, sabahtan alıp çantada gezdirme.

Odunpazarı’nda fotoğraf için ana meydanda durma. Bir sokak yukarı çık; aynı cepheler, arkanda kalabalık yok.

Devrim müzesi şehir merkezinde değil ve tek salondan ibaret. Sazova’dan sonra gideceksen o günün kapanış saatini önceden teyit et — kaçırınca telafisi yok.

Ve en önemlisi: burada çiğ börek deme. Çibörek. Kelimeyi doğru söylemek, girdiğin dükkâna gösterdiğin ilk saygı.

Gezipdurum — Türkiye’den ve dünyadan gezi notları. Muğla rotaları için ana sayfa, yaklaşan etkinlikler için takvim.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın