Kategori: Genel

  • Amasra

    Amasra

    Amasra insana kendini büyülü bir filmin içerisinde gibi hissettiriyor…
    *Tarihi M.Ö. 12. yüzyıla kadar dayanmakla birlikte adını da Perşembe Prensesi Amastris’ten almış.
    *Büyük liman(büyük ada diye de geçiyor) ve Tavşan adası olmak üzere iki ada ile çevrili..
    *Sadece biz değil Fatih Sultan Mehmet de buranın güzelliğinden çok etkilenmiş ve ‘Dünya’nın gözbebeği burası mı?’ demiş..
    *Amasra Kalesi UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştır.
    *Hediyelik açısından ahşap hediyelik eşyalar çarşısında bulunabilir…
    *Dalış için doğal akvaryum özelliği taşıdığı da söyleniyor.
    *Gün batımında küçük limanda mükemmel manzaralar yakalanabilmektedir… *Tabi ki güzel bir balık ve salata yenmeden de dönülmez☺️

    Amasra

  • Verimlilik Mutluluktur!

    Verimlilik Mutluluktur!

     

    Şöyle ki sabah 6’da uyanıp akşam 7’de eve dönen bir nesil olarak mutsuz ve umutsuzluğa meyil etmiş bir nesiliz.

    Peki ya gerçekten verimli zaman geçirir de servisten başlayarak sevdiğiniz şeyleri okuyup işinizle ve hayatla ilgili birçok şey öğrenirsiniz.  Uzun zamandır ertelediğiniz her işi yapacak güç birden gelirse ve günlük yapılacaklar listenizin %80’inini günün yarısına gelmeden bitirirseniz nasıl hissedersiniz? Bir de başkalarına yardım edebildiyseniz o gün nasıl bir huzur nasıl bir gülümseme anlatamam 🙂

    Hele boş, gereksiz ve dedikodu dolu insanlara sırtınızı dönüverin bakın zaman nasıl verimli hale geliyor, kafaya takıp üzülecek hiçbir şey kalmıyor. Bir de her gün yoğun iş temposunun arasına kişisel gelişiminize zaman ayırıp ara ara sevdiğiniz müzikleri dinlemenizi tavsiye ederim 🙂

    Ayrıca bol su içip ara ara da yürürseniz iş hayatının monotonluğu 0 siz 1 🙂

  • Dönmek

    Dönmek

     

    Yıllarca çoçukluğunuzun, ilk gençlik yıllarınızın geçtiği o küçük şehrin hayalleri ile yanıp tutuşursunuz. Sanki dönmek imkansızdır ama hayallerinizdeki gibi ah bir dönebilseniz. Her şeyin en güzeli, doğalı orada olacaktır. Hayatı yaşayacak çok zamanınız olacaktır. Hafta sonu her biri başka cennet olan sahillerde arkadaşlarınızla keyif içinde yeni hayallere yelken açacaksınızdır.

    Evet İstanbul’un hengamesinden kaçıp Ege’de bir sahil kasabasına yerleşme hayali en çok sizin hakkınızdır çünkü siz zaten o toprakların çocuğusunuzdur. Hem düşününce de hep eve dönmekle harcanan tatiller merak edilen ülkeleri keşfetmekle geçirilebilecek. Babanızın bin bir emekle yaptığı güneş gören bahçeli evinizde hayvanlarınızla birlikte yaşamak nasıl da huzur verecektir.

    Evet işin hayaller kısmı tam olarak budur. Ve bu hayallerin peşinden gidebilmek için boğaz kıyılarında yürüyüş keyfini, kadıköy vapurunu, beşiktaş keyiflerini, modayı, caddeyi, yeşilköyü, bebeği, kireçburnunu, galatayı, perayı ve daha binlerce ruhunuza işlemiş güzelliği, gerçek dost olduklarınızı, belki de aşık olabileceğiniz birilerini bırakıp gitmek gerekir.

    Hadi bi cesaret gitme kararı verdiniz diyelim peki nasıl yaşanır oralarda. İş yok, iş etiği yok.. Kasabalara dönmek isteyenler için 3 seçenek var ya önceki birikim veya alınacak maddi destekle özgün bir iş kurulacak, ya home office çalışılabilecek bir iş bulunacak, yada sayıları çok nadir olan bir kurumda bin bir zorlukla bir pozisyon bulunacak..

    Ben şanslıydım yada o kadar bu konuya takılıydım ki evime 45 dk uzaklıkta bir iş yeri buldum. 3 ay oldu önceleri ben şu da geçsin de yaparımlarım vardı. Şimdilerde dostlarımı özlemelerim var. Sanki hayal ettiğim cennetteyim de tek başımayım gibi.. (Ki İstanbul’da bu yalnızlık güç verirdi). Bunun yanında güzel şeyler de var mesela birkaç hafta içinde incir topladım ve reçel yaptım, sonra elma topladım falan, bisiklet de biniyorum 🙂

    Öyle ben sizlere huzurlu hayata dönüşün bir diğer yüzünü anlatmalıydım. Bazen kurduğumuz hayallere dikkat etmek gerek 🙂

     

     

  • Sesli Kitaplar

    Sesli Kitaplar

    Belki bilirsiniz son yılların en iyi sosyal sorumluluk projelerinden biridir Boğaziçi Üniversite’sinin görme engelliler için oluşturduğu sesli kütüphane (getem.boun.edu.tr).

    Peki ya görebilenler de kitapları dinlemek isterse ne olur?

    Bunun için yurt dışında hazırlanmış bir çok kaliteli uygulama var. Ararken bizde de benzeri bir  sistem buldum (http://www.seslenenkitap.com). Henüz çok fazla seçenek sunamasa da her tarza hitap eden kitapların bulunması ve yazarların kendi sesinden kitaplarını dinleyebilme imkanı beni cezbetti ve hemen bir tanesini indirdim. Bir ses mühendisinin projesiymiş kendisi ve içinde kaliteli kayıtlar bulunmakta ayrıca indirmeden önce kısa bir kısmını dinleyip seçebilme şansınız var.

    Evet şuan “kitap okumanın tadını asla vermez, tembellikten başka bir şey değil” diyebilirsiniz.  Hatta ben de kitaplara dokunmaktan, sayfalarını merakla çevirmekten vazgeçebileceğimi düşünmüyorum. Ama şöyle bir düşünün mesela ben spor salonunda çok sıkılıyordum ve mecburiyetten boşa geçen zaman gibi gelirken bu uygulama ilaç gibi geldi. Bir de tüm gün bilgisayara baktığınızı, gözlerinizin ne kadar yorulduğunu düşünün, ya da otobüste giderken kitap okuyunca midesi bulananları.. Günlük kitapla zaman geçirme süresini arttıracak ve kesinlikle zamanı daha verimli hale getirebileceğini düşünüyorum.  Hatta bu sabah serviste iken kulaklığımı takıp gözlerimi kapatıp kitabımı dinlemeye başladım bile ve gayet de keyif aldım.

    Deneyimlemek isteyen herkese şimdiden iyi dinlemeler..